yandex

Sıla Güven - Sanal / Gerçek Resim Sergisi

07 Mart 2016
SANAL / GERÇEK Resim Sergisi
SILA GÜVEN 
 
BASIN BÜLTENİ
Sanal dünya bizlere hem gerçeğin yanılsamaya hem yanılsamanın gerçeğe dönüştüğü bir yaşam biçimi sunar. Bizler bu gerçekliği yeniden yapılandırır, beynimiz, duyu organlarımız ve hissedişlerimiz birleşip bir algı ve yorum yaratırız. Sanki olağan olan bu sürecin yanılsamaları ile dış dünya ve zihnimizdeki temsilleri aynı değildir. Beynimiz dış gerçekliği yeniden kurgulayarak ifade eder.
Sanal dünyada gördüğümüz görüntüler ya da yazılar, imgeseli simgesele dönüştürür.
Böylece ruhsal ve öznel bir gerçeklik karşımıza çıkar. Burada yanılsama bizi asla doyurmaz, yalnızca doyduğumuzu sanırız. Bir değişimin kavşağı olan yanılsama, nesneden özneye, maddeden ruha, somuttan soyuta giden bir evrimleşme sürecidir.
Günümüzde bu simgesel dünya salt gerçekliğe uygun bir şekilde yeniden inşa edilmekte. Çoğu insan gerçekliğin ötesinde yaşıyor ve ona asla ulaşamıyor.
Her insanın algısı fiziki doğumundan öncedir. Algılarımız ana rahmine düştüğümüz andan itibaren her biri ayrı olan dış etkenlerin içsel algılamalarıdır. Kendine özel renk armonisi içinde şekilenirler. Kırmızının kırmızıya siyahın siyaha benzemediği gibi her biri ayrı gittikçe çoğalan sonsuz algılamalar! Algılamamalar,  gerçekler ya da gerçeğe dair yanılsamalar yaratır. Bütün bu labirentler arasında dolanır ve bir gün kendi gerçeğini bulmayı umarız.    Ama bu bulunan gerçek hangi gerçek, kime göre gerçektir? Sanal dünyanın içimizde yarattığı her kıpırdama insanoğlunun evrimleşme sürecindeki sınırlarını genişletir. Yani başa dönersek gerçekliği yeniden yapılandırır, beynimizi, duyu organlarımızı ve hissedişlerimizi birleştirip yepyeni algı ve yorumlar yaratırız. Sanal dünya bizleri bir yerlere iteler, iteler, iteler...

TARİH :
28 Ocak / 14 Şubat 2011