yandex

2017'DE SABRİ BERKEL'İ YAZMAK

07 Ağustos 2017

 

Geçtiğimiz yıl sevgili Ahmet Özel’in girişimiyle değerli sanatçı

Sabri Berkel hakkında yazılar yazmıştık. Bu yıl bu geleneği devam ettiriyoruz. Ben yazıma şöyle başlamışım;

4 Ağustos 2016 Sabri Berkel’i yitireli 23 yıl olmuş, daha dün gibi…

 

Bu yıl sizlere bir başka anımı yazmak istiyorum. İstasyon Sanat Evi

 –kuruluş yıllarımız da adımız böyledir- olarak yurt dışında sanat ve kültür gezisi yapmayı düşündük. Dünyanın önemli müzelerini, değerli sanatçıları, değerli sanat yapıtlarını canlı olarak izlemek ve öğrenmek konusunda öncü bir yaklaşım oluşturmuştuk. Ancak ne turizm konusunu ne de yurt dışında nelerle karşılaşacağımıza hazırlıklı değildik. Bu fikrimizi Sabri Berkel’e açtık ve ilk olarak İtalya’ya gitmek istediğimizi söyledik. Kendisi birçok büyük müze ve eseri yakından bildiğine ve özellikle İtalya’da öğrenim gördüğüne göre, bizlere en doğru yolu göstereceğinden emindik. Bir çok defa olduğu gibi yapıcı yaklaştı.  Fikrimizin çok doğru olacağını, sanatseverlerin bilgi görgüsü açısından sanatçılarla yapılacak seyahat ve anlatımların öneminin altını çizdi.

 

Sabri Berkel’e birşey sorduğunuz zaman eğer doğru bir öneri ve bilgi ile donanımlı iseniz sizden daha ilerici, sizden daha cesur ve yol göstericidir.

 

Bu ilk kabulden sonra hazırlıklarımızı yapmaya başlamıştık.

Ben hangi müzelere gitmemiz gerektiğini, sanatçı ve eser seçiminde önerilerini almak istediğimi belirttim. Birlikte bir yol haritası oluşturduk. O yıllar kitle iletişim bilgilerinin bugün ki kadar kolay olmadığı yıllardı. Müzelerin, kentlerin bilgi ve planlarına ulaşmak hiç kolay değildi. Aracı acentelerden böyle bir talepte bulnduğumuzda şaşırıyorlar, müzelerin açık-kapalı olduğu gün ve saaatleri bile öğrenemiyorlardı. Bu zorluklara rağmen Berkel’inde yardımlarıyla ilk seyahat programımızı oluşturduk. Venedik, Ravenna, Floransa, Assisi, Roma rotasını seçtik. Ben hazırlıklar yaptım, zaman zaman birlikte değerlendirdik…

 

Bu hazırlıklar sırasında özellikle Floransa’da geçirdiği yıllardan da konuşuyorduk. Nihayet seyahat yaklaştı, bir Pazartesi günüydü, Berkel ile o ünlü akşam üstü çay sohbetimizi yapıyorduk; “Bakın eski ceketlerimi karştırıyordum bunu buldum, size getirdim, benim için Gilli Pastanesi’nde bir çay için dedi.” Bu pastaneyi biliyordum, okurken hep gittikleri bir yerdi ve onu tanıyan dostları da gayet iyi bilirler. Ceketinde bulduğunu söylediği 100 Lireti uzatmıştı.

 

Evet, bizde Floransa’da o ünlü pastaneye gittik, birer içki içtik, kalan para ile hocaya bir kutu Baccio çikolatası alıp getirdim. Çünkü bir yıl önce o bana Roma dönüşü bu çikolatadan getirmişti. Şunu da belirtmeden geçmeyim; Berkel’i yakından tanıyanlar onun hediye konusunda ne kadar elisıkı olduğunu bilirler.

 

Biz bu sanat ve kültür gezilerine devam ettik, pek çok defa İtalya’ya gittik. Bir keresinde benim hocam Adnan Çoker ile diğer sanatçı ve dostlarla birlikte yine Gilli’de olduk, Berkel’I andık. Artık her seyahatimizde  mutlaka o pastaneye gidiyoruz ve Sabri Berkel’i hatırlıyor, sanatçı kimliğini, özgün kişiliğini konuşuyor, onu yad ediyoruz.

 

Geçtiğimiz yıl yazımı şöyle bitirmişim:

Ömrünü sanata adamalı, sanat aşkıyla yaşamalı, para, ün gibi karşılıklar beklememelisin, hep yoluna devam etmelisin derdi; öyle yaptı...

 

Sevgili hocam, sevgili Sabri Berkel iyi ki sizi tanıdım, sizden çok şey öğrendim, hayatımın onurlarından, bana yol gösterenlerden biri oldunuz.

 

Derin sevgi ve saygılarımla....

 

Canım hocam size ve Nurullah Berk’e olan saygı ve sevgim sonsuzdur. Benim idollerim arasında idiniz. Bu büyük yolculukta devam ediyorum. Beni izlemekte olduğunuzu düşünüyorum. Umarım sizin gibi onurlu ve başarılı yolda bir taşta ben koymuşumdur...